| Türkiye bor yataklarının değerlendirilmesinde daha neler yapılabilir |
|
|
| Bor Madenleri Makale | ||||||
|
BOR CEVHERLERİ İÇİN DAHA NELER YAPILABİLİR? BAZI ÖNERİLER
Türkiye'nin genel madencilik politikası, madencilik kanunları kapsamında, tüm yeraltı zenginliklerinin devletin, dolayısıyla milletin malı olarak kabul ettiği ve uyguladığı bir temel politikadır. Ancak bunların işletilmesinde, devlet bu hakkını değişik kişi ve kuruluşlara belirli süre için devredebilir. Bu işletmeler ile ülkedeki yeraltı zenginlikleri, hem ülke ve hemde dünya teknolojisinin yararlanmasına olanak sağlanmaktadır. Bu Türkiye Cumhuriyetinin Madencilik doktrinidir. Ancak bor cevherleri, bu kapsam içerisinde farklılaştırılarak, devlet kuruluşu olan ETİBOR tarafından işletilmesi tekelleştirilmiştir. Bunun nedeni ise, tarihçe bölümünde sunulmuş olan haklı gerekçelerdir. Dünyadaki tüm ülkeler kendi yeraltı kaynaklarını stratejik olarak kabul ederek, bu doğrultuda gerekli önlemleri alırlar. Bu devletler arasında kabullenilmiş ve yasallaştırılmış bir genel uygulamadır. Türkiye devlet arası genel kurallar kapsamında kendi çıkarlarını koruyucu ve kollayıcı gereken yasal önlemleri almış, bor cevherini stratejik maden kabul ederek genel politikasını da, hiçbir ülkeye karşı bir politik araç olarak kullanmayarak dengeli bir politika gütmüş ve gütmektedir. Bu bakımdan ATATÜRK'ün "YURTTA SULH, CİHANDA SULH" doktrinini madencilik sektöründe ispatlamıştır. Bu genel uygulama, kriz dönemlerinde dahi dikkatlice ve hiçbir ülkenin çıkarlarını ve endüstrisini dar boğaza sokmayarak, gerek ıı.dünya savaşı sırasında, gerekse kendisi krize girdiği 1960,1980,1999-2000'li yıllardaki uygulamalarıyla ispatlamıştır. Türkiyenin halihazırda uygulamakta olduğu bu politikasını devam ettireceği ortadadır. Şu anda herhangi bir şekilde yasal ve diğer nedenlere dayalı, görünür ve diğer ülkelerin ortaya koyduğu haklı olabileceklerini düşündürebilecek gerekçelere dayalı bir sorununda olmadığı anlaşılmaktadır.
Bor cevherinin kullanım alanları açısından genel bir spektrum ortadadır. Bu genel spektrum içerisinde, değişik alanlarda mevcut uygulamalarda, herhangi bir elementin yerine bor kullanılması konusunda araştırmaların yapılmasının yararlı olduğu düşünüldüğünden BOREN-Bor Enstitüsü adıyla yeni bir araştırma kurumu kurmulmuştur. Böylelikle borun kullanım olanaklarının sınırları genişletilirken, bu yeni ürünlerin tüm dünyada kullanılması ve yaygınlaştırılması çalışmalarına bilimsel bazda başlanılmıştır. Bu çalışmalarla,bir yandan Türkiyenin bor araştırmalarında lokomotif ülke konumu kazanması amaçlanmakta, diğer yandan da teknolojik gelişmelerde önderlik yapabilme kapasitini arttırması öngörülmektedir. Bor kullanılarak yapılan araştırmacıların örgütlenmesinde, bunların özellikle yurtdışındaki çalışmalara katılımlarında, yurtdışında paralel çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlarla ortak projelerin üretilmesi ve yürütülmesinde desteklenmeleri, hem ülke, hemde dünya teknolojilerinin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır.
Bor teknolojisi alanında, üretimin artırılması ve üretim yöntemlerinin geliştirilmesi, cevherlerin özelliklerine göre yeni üretim teknolojisine gereken yatırımların öncelikli olarak yapılması, bunun için kaynakların değişik alternatiflerde yaratılması zorunludur. Ürün pazarlanmasında, fiyat istikrarı kadar üretimin fleksibl olması, ürün çeşitlerinin artırılmasının gerçekte kaynak israfı değil, kaynak yaratılması olduğu bilinci gelişmelidir. Ham cevher üretimi mümkün olduğunca bir yandan artırılırken, üretimin tümünün önce ülke içinde konsantre ve borik asit veya diğer ürün türlerine dönüştürülmesi sağlanmalıdır. Üretimin artırılarak ürün fazlası yaratılşması ve ürünlerin mümkün olduğunca, tüm dünyada pazarlanması yararlı olacağı gibi pazarlamada da serbest piyasa ekonomisinin kurallarına uyulması yararlı olacaktır. Maliyetlerin düşürülmesi için gereken tüm uygulamalar ve yaratıcı fikirler özverili şekilde desteklenebilmelidir. Bor cevherlerinin çevre kirliği yaratmayacak şekilde değerlendirilmesiyle ilgili çalışmalar desteklenerek, canlı sağlığını korumaya yönelik araştırma ve uygulamalara önderlik etmek, dünyanın şu anda en büyük rezervine sahip olan Tükiye'nin görevi olabilmeli ve Türkiye bunu kendisine bir görev kabul etmelidir. Kaynaklar T.C Devlet Planlama Teşkilatı Özel İhtisas Komisyon Raporları. Tübitak ve değişik dergiler Etibor, değişik yıllara ait yıllık çalışma raporları, araştırma raporları ve diğer kaynaklar. Maden Kanunu ve Resmi Gazete, bor ilgili yayınlanan kanun ve yönetmelikler.
|


0 Yorum